Kaynak: scenesfrommymemory
Dövmenin Hazzı

19 yaşında başladım dövme yaptırmaya. Yaşadığım sıkıntılardan sonra kimseyi dinlemeyip tek başıma kendimi attığım İstanbul’da kimsenin özgürlüğümü kısıtlayamayacağını ve yeniden doğuşumu bana hayat boyu hatırlatsın diye göbeğimden aşağıya bir anka kuşu ve o zamanlar merak sardığım latincede ebedi özgürlük anlamına gelen “libertas aeternus” yazısı kondurmuştum.
Doğaldır o zamanlar bilmiyordum vücutta dövme yaptırmanın en acı verici yerlerinden birinin göbek/kasık bölgesi olduğunu. Dövme yapılırken baktığım tavanın bir hastane tavanı ve kendiminde narkozsuz bir ameliyatta olduğu hissiyatına kapılmıştım. Tek şansım siyah-beyaz bir dövme olmasını istememdi. Nedendir bilinmez zaten ilk kez dövme yaptıracak olanlar veya konuya çok hakim olmayanlar siyah-beyaz dövme tercih ederler. Şansım buydu çünkü bir dövmenin en acı verici işlemi renk vermektir. Aynı bölgeden iğnelerin bir daha bir daha ve bir daha geçmesi gereklidir.
En zorundan başlamamdan olsa gerek sonraki dövmelerim hep bir gofreti dökerek yemek kadar kolay geçti. Bu yazıyı yazdığım zamanlarda sağ kolumda bir “eye of the chaos” motifi var, sol kolum baştan sona geleneksel japon dövmesiyle kaplı, sol ayağımda Watchmen çizgi romanındaki Comedian karakterinin yüzüne kan sıçramış smiley’i mevcut. İşte tam olarak gelmek istediğim noktada burası. Bu dövmem, dövmenin verdiği hazı tam olarak anlatıyor. Vücudunuzda yaralar açılıyor, kanıyorsunuz, ama yüzünüzde bir gülümseme hissediyorsunuz. Acının verdiği garip bir haz, mazoşist bir durum ve eğer dövmenize hayatınızdan bir anlam yüklerseniz o gülümseme daha da artıyor.
En son 2 hafta önce yeniden yaşadım bu hazzı ve inanım dostlarım en zorlu imtihanımı verdim :) Çünkü anka dövmemi renklendirmek istiyordum. Evet en kötü senaryoyu gerçekleştirmek istiyordum. Hayatımın en acı dolu 2. tecrübesiydi. Sinir uçlarımın beynime yolladığı sinyallerle birbirine karışan acının hazzı…








